Aşırıcılar
Sizin Oyunuz:
Haydi, ilk sen oyla!
7.7 IMDB Puanı 83 Görüntülenme

Aşırıcılar

Yıl 2010, yer Tokyo. sadece 10 cm. boyunda olan Aşırıcılar adı verilen ve insanların evlerinin yer döşemelerinin altında yaşayan bir grup minik insandan biri olan 12 yaşındaki Sho, annesinin eskiden çocukluğunun geçtiği eve gelir. Fakat burada bir kedinin çalıların arkasındaki bir şeye saldırmasına tanık olur. Daha sonra bir karganın saldırısına uğrayan kedinin peşinden merakla giden Sho, bir Aşırıcı olan Arrietty ile tanışır. O gece, Arrietty’nin babası Pod küçük kızına nasıl şeker aşırdıklarını göstermek için onu döşemenin üstüne çıkarır. O sırada Arrietty, Sho’nun uyanık olduğunu fark edip elindeki küp şekeri düşürür. Sho her ne kadar korkmalarına gerek olmadığını söylese de, Pod yine de taşınmaları gerektiğine karar verir...


  • Yorumlar
  • Detaylar
  • Özet & Detaylar

    Hayao Miyazaki animelerini bilmeyen ve sevmeyen yoktur sanırım. Duygu ve hayalgücü bu filmlerin içinde naif bir bakış açısıyla birleşir, içine korku, aşkı ve gizemi de en sıra dışı biçimde yerleştirir. Gökyüzünde bir dünya, küçük bir balığın bize ulaşan dünyası, hayaletlere kadar bulaşan bir anlatım ve Totoro dostluğu Miyazaki'nin derin dünyasından parlayan parçalar. Bu filme Miyazaki tadıyla başladım zira bu müthiş animede kendisinin senarist olarak imzası var. Gerçi fikir tamamiyle Miyazaki'ye ait değil, çünkü Aşırıcılar (Kari-gurashi no Arietti), Mary Norton'un aynı adlı fantastik romanından uyarlama. Hikaye bir yandan Miyazaki'ye çok uyuyor bir yandan da daha ayakları yere basan bir anlatımla karşımıza çıkıyor. Yani çok katmanlı bir öykü yapısı yok, başlangıcın bizi az buçuk nereye taşıyacağını tahmin ediyoruz. Belki sonunda biraz yanılıyoruz, ayakları yere basan öykünün orada kendi içinde bir karizmaya bürünüp farklı bir yol izlediğini görüyoruz. Başrolde yine Miyazaki tadında birbirlerini anlamaya çalışan çocuklar ve onların dünyasında yer bulmaya çalışan hayvanlar var!

    Aşırıcılar, büyük insanların dünyasında, onların koşullarında var olmaya çalışan küçük insanların öyküsü... Yani bir nevi Guliver'in Gezileri durumu var. İnsanın kendisinden küçük canlılara karşı uyguladığı merakla birleşen bencillik! Film bu fikre gerçek bir algıyla yaklaşıyor. Yani bu küçük insanların varlığına inananlar olduğu kadar inanmayanlar da var. Boyları o kadar minik ki onlara pigme demek de imkansız, ama insanlardan uzak durmaları konusunda boylarından büyük işlere kalkışıyorlar. Özellikle de evin küçük kızı Arrietty. Sığınaktan dış dünyanın gizemine taşan özgürlük merakı onları bir yerden sonra ele veriyor. Arriety'i birazcık Küçük Cadı Kiki (Majo no takkyubin)'deki Kiki'ye benzettim. Hem yaşları benziyor hem de çılgınlıkları ama yine de Arriety, Kiki kadar şanslı değil. Çünkü onun insanlardan kaçması gereken küçük dünyası var. Kiki'nin ise dünyanın üstünde uçma gücü... Hal böyle olunca Arriety ve ailesinin zorlu yaşamı içimizi burkuyor.

    Filme ismini veren aşırıcılık meselesi ise gerçek anlamıyla hayat buluyor. Aşırıcılar kendi yaşam koşullarını yaratamadıkları için insanlardan aşırıyorlar. Yani onlar uyuduğunda gizlice evlerine girip kendilerine aylarca yetecek bir kesme şeker alıyorlar mesela. Arrietty ve babası zorlu koşullardan geçerek, adeta dağın zirvesindeki yasaklı meyveye ulaşır gibi ulaşıyorlar bir parça kesme şekere. Onlara göre insanlık üst düzeyde, onlar da o hayatın bir prototipi... Arrietty'nin annesi, korkuları olan, sığınağında bir ömür güvenle yaşayacak bir kadın, babası ise kendisini ailesine adamış şefkatli, güçlü kuvvetli bir baba... Öbür tarafta ise Arriety'le iletişim kurmaya çalışan büyükler dünyasının çocuğu Sho var. Aşırıcılar'ın evleri o kadar güzel ki, özellikle de Arriety'nin odası, insanlardan daha yaratıcı ve zevkliler! Tıpkı bebek evleri gibi! Zaten filmin içinde öyle bir benzetme de yapılıyor, bebeksi küçük insanlar! Tabii bu arada animenin muhteşem atmosfer ve karakter yaratma dünyası devreye giriyor. Film Miyazaki'nin teknik tarzının tıpkısının aynısını barındırıyor, sonuçta yönetmen Hiromasa Yonebayashi, Miyazaki'nin birçok filminin animatörü. O yüzden bir ilk film algısı oluşmuyor Aşırıcılar'ı izlerken. Aksine Miyazaki'nin güvenli ellerinde olduğumuzu düşünüp filmin içine dalıyoruz... Bu tarz filmleri daha fazla talep etmemiz ve gözümüz gibi korumamız gerektiğine inanıyorum.

    Aşırıcılar insanlarla karşılaşıp, kendi dünyalarını gizemini yitirince ne yapıyorlar biliyor musunuz? Gözleri gibi korudukları gururlarına sahip çıkıp, kendileri için yeni bir yaşama doğru yola çıkıyorlar. Boyun eğmeden ama usulca. Aşırıcılar, iki çocuğun gözünden, kendi dünyalarındaki zorluklara göz atıyor, onları harmanlıyor, yoğuruyor ve ortaya güzel bir dostluk hikayesi çıkarıyor. Ben de bu filmi izlerken kendimi Miyazaki ustanın ve genç Yonebayashi'nin o güzel dünyasından bir şeyler aşırıyormuş gibi hissediyorum!

    kaynak; beyazperde

    Diğer Adları:

    The Secret World of Arrietty

    Senaryo:

    Mary Norton, Hayao Miyazaki, Keiko Niwa

    Ödüller:

    11 ödül & 6 Adaylık.

    Henüz hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yapan sen olmak istemez misin?